Başlıklara tıkladıkça Rastgele yeni kayıtlar gelicektir

2018 Şubat

  • Akraba Karib'in Tecellilerinden bir Tecellisidir.. Akraba'ya, yani Tecelli'ye bakarsan, Karib'i göremeyebilirsin.. Ama Karib'e bakarsan, Akraba'yı da mutlaka görürsün..
  • Kafir'in Dünya'daki başarısızlığının nedeni "Zulüm" etmesidir.. Zalim'in de diyebiliriz..
  • Ehl-i Beyt herhangi bir Resul veya Nebi'nin Ehl-i Beyti olmadığı gibi her Ehil de Ehl-i Beyt değildir.. Önce bir bunu öğren, sonra.. Daha sen iran şiilik fitne filan muhabbetlerindesin.. O yüzden; Tanıya-bilmiş değilsin..
  • Her taşın altından Sen çıktın.. Hangi birini kırayım.. Usanmam Sen'den, ama kırmaktan yoruldum.. Her taşın altından Ruhun çıktı; Niye Taş yontayım.. Put'a da tapmazsın; Sana ne sunayım.. İşte Ben; istiyor musun, istemiyor musun, İçinden çıkamadım..
  • Dünya'nın Güneş'e göre ve Güneş Sistemi'nin gözlemlenebilir Evren'e göre küçüklüğünü gösteren vidyolardan fotolardan Gına geldi.. "Allah bir sivrisineği ve daha ötesini (küçüğünü) misal vermekten çekinmez.. İman edenler "o Rabbimizden Hakktır" derler.. Müşrikler ise "Allah bu misalle ne demek istedi" derler.."
  • Hadisler'de Bilim'e küçük birkaç örnek!.. "..Yedi kat gök ile yedi kat yerin Kürsî yanında büyüklükleri, ancak bir çölün ortasına atılmış bir kapı veya bir yüzük halkası gibidir. Arş-ı alâ'nın da Kürsî'ye göre büyüklüğü, o çölün o halkaya nazaran büyüklüğü derecesindedir.” { sav } "Zerre Küllün Aynasıdır." { sav } "Sen kendini küçük bir cisim sanırsın. Ama en büyük alem sende gizlidir." { Ali kv }
  • Sanki Senin Asli bir Suretin varmış gibi, Allah'a mı Asli Suret verme Vehmine düşüyorsun.. En basitinden, bebekken farklıdır, çocukken, gençken, yaşlanınca farklıdır Suret'in.. Hani Sen'in olan Asli Suret'in; Hangisi?.. Evet bir Suret var ama, bak bakalım hani Sen'in, Ruhunun Suret'i, hangisi!.. Bu Değişen bütün Suretlerin Aslı, Mahalli olan Değişmeyen O Tek Suret'i şimdi anlayabildin, görebildinse?.. O Suret Sana mı ait, O'na mı!.. Bak iş nasıl da Tersine döndü!..
  • Ardından Bilgi gelmeyen ve Bilincin eşlik etmediği Hal'in İçki Hap Sarhoşluğundan Farkı yoktur..
  • "Reenkarnasyon" Adem'den (as) bu zamana gelmiş İlk-Son ve Tek Din olan İslam Dinindeki Ahiret İnancının (Yeniden Dirilişin) Bozulmuş şeklidir.. Keza Tek olan Allah'tan Çok Tanrılı Dinlere geçiş de bu şekilde İslam İnancının Bozulması şeklindedir..
  • Katımızdan olmayan ne vardır ? ; Deyiver sen Allah Aşkına! : Bilenlerle Bilmeyenler Bir olur mu..
  • Sen olmadan O'nu bilemeyeceğine göre, anla ki "İnsan" ile Göründü!..
  • En kötü şeye bile Mazeret bulunabileceği için, sen sen ol biraz da olsa Gayretli ol!.. Sonra Mazeretin bile Yalan olur!..
  • Kendini "Ateist" olarak tanımlayan bir kimse asla "Felsefeci" olamaz.. Bizim sözümüz Ahmakların kulağına varmaz..
  • Hakikat'in bulunmadığı ve Hikmet'in olmadığı hiçbir şey yoktur.. Günümüzde var olan en İlkel hatta Yamyam Kabilelerde bile..; Birbirlerini yemezler.. Halbuki Hakikat de Hikmet de onlarda (veya Kabile Resilerinde) değildir.. O halde söyle: Hakikat'in ve Hikmet'in en Kamil Tezahürü Felsefecilerde (Felsefe'de!) midir yoksa Hakikat'i Muhammediye'de (Din'de) midir..
  • Allah (cc) İkilemde kalınmaktan Yüce olan Varlıktır!.. Bilenlere Selam!.. Bilmeyenlere Hidayet olsun!..
  • O (Hu) bir An'da Tenezzül etti, bu Tenezzül'den Evvel Ahir oldu, Zahir Batın, gece gündüz, karanlıkta nur, çiçek böcek, melek şeytan, hayvan İnsan, Kul Sultan, Ruh'un Ruhu (Min Ruhi) oldu; Alemlerde Tezahür etti.. Hasta oldu, "Ziyaretime gelmedin" diye Sağ olana Sitem etti.. Kul oldu, Sultan olandan Hesap sordu.. Hakk oldu Zalim olana Lanet oldu.. Kafalar karıştı, her kafadan bir ses çıktı; Alemlerin Rabbi oldu.. Bu Tenezzülden Rücu edene ne oldu: Aşk oldu, Ölüm oldu!.. Kendi Aşkına Kendi Diyet oldu!..
  • Sana Kötülük karşısında yetecek, yardım olacak İyiliği Televizyon'dan edinemezsin!..
  • İslam'da Şeytani Ruh, İyi Ruh Kötü Ruh filan gibi saçmalıklar yoktur! Ruhun Kadını Erkeği olmadığı gibi, Meleği de (Melek Ruhlu) yoktur! İyilik Kötülük vs Zıtlıkların Mahalli değil Münezzeh ve Kudsidir Ruh İslam'da! Nasıl olmasın Allah Kendi Ruhuna Nispet etmiştir! Hatta İnsan'ın (Beşer filan geç bunları bütün Suretleriyle İnsan işte) Sureti dahil! Hayvani Ruh derken de kastedilen aşağılamak değil Nebati Ruh gibi Yaratılışı Tarif için Mecazen kullanımdır.. Yoksa Hayvani Ruh Bitkisel Ruh filan yok.. Hepsi Allah'tan! Böyle olmazsa hiçbir yere varmaz Sözün, Zıtlığa işaret ederek Boş konuşuyorsun; Hakikati Örtüyorsun! Kuran'da Ruh Farklı Manalarda kullanılsa da hem Öz hem de İnsani Nispet bakımından Tek Asli Manası Adem'in (as) Cesedine Toprak Bedenine Üflenen -ki daha öncesinde İlk (Ezel'de) olarak Elest Bezm'inde tüm İnsan Soyu Fertleri (Ademoğlu)- Allah'ın yalnızca biz-Zat Kendisine (Min Ruhi) Nispet ettiği Kendi Ruhundan Halk ettiği İnsan Özü olan Ruh'dur.. İster Beşer de ister Hayvan ister Kafir ister Deli, ister kabul et ister etme, hepsi de Allah'dan bir Ruh'dur!.. Ha sen bu Asli Manayı (Min Ruhi) bırakıp "onun arabası var ama Ruhu yok" Manasındaki Ruh'la ilgileniyorsan sana sözümüz yok!.. Ama "Min Ruhi" o değil bu Manada yani "onun arabası var ama Ruhu yok" Manasında diye İddia dersen o da senin tercih ettiğin Seviyen (!) deriz yapacak bişey yok.. Sen Esma Tecellilerinde Zıtlıklarda takıl Laf oyunlarıyla Keyfini bul.. Biz Müsemma ile Öz ile ilgileniyoruz..
  • İstisnasız her tür (Kafir-Mümin, Alim-Cahil, Deli-Veli..) İnsan'ın "Suret"i O'nun Esma'sından, "Müsemma"sı O'nun Ruhundandır (Min Ruhi).. İnsan Sonra Esma'dan İmtihan olur da, ya Şımarır Nankör olur, İnsanlığından olur; hem Esma'sından hem Müsemma'sından olur!.. Yahut Ezeli Lütf'a Şükredici Vefalı olur, Müslüman kalır, Mümin olur da, Esma'sı Müsemma'sı "Bir" olur, "Vahdet" olur!..
  • Güneşin Aydınlığı "Sabit" görünür.. Fakat devamlı "Işıldayarak".. Hayy oluş da böyledir, Tecellisi olan Yaşam da böyledir.. Nur devamlı Işıldar, Çağıldar! Ne Durağandır, ne Yok Olucu.. Kesinti yoktur!.. "Tecelli" böyledir, başka türlü anlatılamaz: yani ne biri, hem ikisi!..
  • Allah'ın (cc) "Şımarık", "Nankör" gibi Sıfatları yoktur, "Saptıran" diye bir İsmi vardır!..
  • "Mudil" İsminin Tecellisi Esmai değil Zati olursa, Kul Şirk dahi olsa her Yolun O'na çıktığını, yani Tam Hidayet'i (Arifibillah) Talim etmiş olur.. Bu Has Kullara Özeldir; yoksa Sapıklıkta kalanın Yolu Zatına değil Gazabına, Azabına çıkar..
  • Alem'in Boşluğu yoktur, Yokluğu vardır; Yokluğu Manevi değil, Varlığı Manevidir.. Kalbin Yokluğu yok, Boşluğu vardır; Manevi Boşluğu.. Ruh'un (Min Ruhi) da Boşluğu Yoktur, Yokluğu Vardır; Varlığı ise Allah'tır..
  • Allah'ın Huzurundan başka Mekan tutma.. Bu Mekan Şahdamarından daha Yakından yani Ruhundan (Min Ruhi), her Yöne, yani O'nun Vechine kadardır.. Allah'ın Ahlakından da başka Ahlak arama.. Bu Ahlak da Adem'den (as) Muhammed'e (sav) kadardır.. Yani Allah'ın Varlığından başka ne Mekan tut ne Makam!.. Evvel, Ahir, Zahir, Batın, her şeyi Bilen'dir, bütün işler O'na döner..
  • Kendini Bilmeyen Doğal Zeka ancak Yapay Zeka yapabilir.. Kendine Kör olduğu Kendini Bilmediği için, Yapay'da Ruh arar.. Bi nevi Putperestler gibi yani.. Ah kardeşim ah.. Eğer sen Robot'un, Yapay Zeka'nın bir şekilde Ruhlanacağını düşünüyorsan, Cahilin Ahmakın önde gidenisin de, Sen Kendini Bilmedikten sonra Sana bunu Bildirmek ne mümkün..
  • O Kendine Batın değil, Sen O'nda Kendine Batın'sın..
  • Ey Batın olan Zahirim.. Ey Zahir olan Batınım..
  • Konuşmak, Şarkı, Sanat.. Şarkı haline gelmese de Konuşmakta Nağme vardır, herkes farketmez, Sanat'tır.. Aynı zamanda Konuşmak "Kelam" Sıfatıdır.. "Ses" olmazsa, Konuşmak da olmaz, Sanat da olmaz.. Tabi bu Ses illa ki taşa vurduğunda çıkan ses olmak zorunda değil.. Belki de Mana'dır o, ama Ses'tir.. Çünkü Belirsiz değildir.. Ses de Suret gibi Nur'dur.. Kendi içinde de Konuşursun ama dışarı duyuramazsın, dışarıdakini duyamazsın.. Şimdi bu Duyma ve Konuşma aynı zamanda "Kudret" de olmuş oldu.. Halbuki öyle Rüya-Hayal görürsün ki Taş yok Ağırlık yok ona göre Pazun yok ama, belki Dünya'yı kaldırırsın.. Daha acayibi Sen bu Yeteneklerin Özelliklerinden bambaşka bir Varlıksın.. Yani Sen Toprak değilsin, Hayal değilsin, Sanat değilsin, Kudret değilsin.. Ruh'sun diycem ama, sen şimdi onu da anlamazsın.. Ne Ruhu dersin, Tuz Ruhu mu dersin.. Anlamazsın.. Zorla biraz Bilecek Bulacaksın Kendini de, Aslını da.. Ruhun Ruhu olduğundan zor olmayacak Kendini de Rabbini de bulmak bilmek merak etme.. Ama işte ne yaparsın çok biliyor çok konuşuyorsun, onun için Kendini de bilemiyor bulamuyorsun..
  • Ruh ve Esması (Zat ve Sıfatı) Hayvanlarda da var, her şeyde de var.. Ama Sen'de (İnsan-Min Ruhi) Suret bulduğu gibi hiçbir varlıkta Nefes bulmadı!.. Şu Cilvesi de var ki, Sana Esma'nın Çoğu lazım değildir.. Çünkü Sen Allah'tan bir Ruh'sun, Allah'tan bir İlah değil..
  • Yeterince Yanarsan, Yeterince İyi olursun.. Tabi bu Yanma O'na bağlanıcak.. yoksa yine Fitnen Azman bitmez, hatta daha da artar..
  • Neyi Niye Neye Bağladığını Bilmen Bulman lazım.. Asıl Faydalı İlim de budur..
  • Sevgi, İyilik, Samimiyet'in, Göstermenin Sebebi olmaz, sorulmaz..; çünkü Sebep Amaç zaten bunlardır, bunlardadır!.. İlim de böyledir.. Aslında, ve Bizce bu böyledir.. Fakat Halk'ın ekserisi Cahil ve Kötü Niyetli olunca, işte Sevgi de İlim de Karışık oluyor, Olmuyor, Sonradan oluyor gibi oluyor.. Sen de bu Sonradanlıkla Övünüyorsun, çöplükteki horoz misali.. Yapacak bişey yok, bu böyledir, bunda da Hikmetler vardır.. Sabırlı, Tahammüllü olacaksın, Zevkinden Taviz vereceksin biraz Dünya'da..
  • Dünya'nın Zenginlikleri toplansa, güzelce paylaşılsa, yetmez mi, güzel olmaz mı.. İşte Dünya Ehli Köpeklerinin (Hayvan Köpecik arkadaşlarım üzerlerine alınmaz) durumu böyledir.. Onlar üç kuruş için kaçınılmaz olarak didişir dururlar, bununla da övünürler..
  • Severken öldürmesi var bir de öldürürken sever.. Sevmese ne olurdu halimiz düşün artık sen..
  • Bizim gördüğümüz kusur çamur atmak için değil bilakis çamurdan çıkarmak içindir..
  • Halbuki Ruh'da ne sıcak var ne soğuk.. "Kendi Ruhumdan" İfadesindeki Sıcaklığı saymazsak.. Kendi Kalbimden denmedi de Kendi Ruhumdan dedi.. Üfleme, Dışarıda olana yani Bedene göre (Fihi) İçeri'dir.. Sırra erene ise ne içeri var ne dışarı.. Dolayısıyla Üfleme Cansıza Can vermek, Nefes olmaktır.. Ama bu Can Allah'ın Canı.. Yani Ruhu.. Kablonun içindeki Elektrik değil.. İçeri de Dışarı da, Tek ve Bir olmasıyla O'na Yoktur.. Ama Esma "Tecellileri" olması İtibariyle Beden, Alem vs Dışarı'dadır.. Ruh ise buna göre İçeri'dir.. Yani Bedenin Zatı Ruh olduğu gibi Alemin Ruhu da Zatıdır denilir.. İnsan Ruhun Ruhudur (Min Ruhi).. Dolayısıyla Allah'ın Sırrıdır.. Sır Dışarıdan (Esma) İçeri'ye Doğru gelinir bulunur.. "Ben İnsan'ın Sırrıyım, İnsan Benim Sırrımdır".. Yani Şahdamarından daha Yakına gelmeden Esma'dan Nefs'den Kalp'ten geçiceksin.. Ta Öz'üne geliceksin ki Öz'den bağlanasın.. Zat'en bağlısın da bu Farkedilir.. Yoksa Esma Nefs Kalp bunlar Soğanın Kabuklarıdır, Cücüğü değil.. Bu Sırra Erene Berraktır.. Yolda kalan ise kaldığı yerde Zevk eder.. Kaldığı yeri Cücük yapar.. Ama işte öyle değil.. Tecelli Esma'yı Örter, Esma Müsemmayı.. Müsemma burada hiç şüphesiz Allah'ın Zatı olduğundan O'na Mana'dır denemez.. Zat denir, Ruh denir.. Mana denirse bu Kalb'in (veya Aklın) Görüşüdür.. Elbise Bedeni örter, Beden Ruhu.. Bunu bir Mana olarak görmek var bir de Elbiseyi atıp Çıplak kalmak var.. Çıplak kalmayan İşi Mana'da bitirir.. Eline Elbise geçer.. Ruh geçmez.. Yani Varlık geçmez, Varlığın Düşüncesi Manası kalır.. Manası da Kendi Manasıdır ama bak burada bir "Kendi" var da Manası var.. İşte bu Kendi'ye Ruh denir, Zat denir; hepsi İçinde: "Sır" denir.. Ancak bu "Hepsi" de yani Sır'da Fena'dan geçip Beka'ya, Esma'dan Müsemma'ya Varıp Bilen Görür ki Kendisi Sırrın Sırrı, Ruhun Ruhudur.. Misal "Ben Varlığın Kalbiyim" derse, bu "Ben Varlığın Esmasıyım" demek gibi Nakıs Kelam olur.. "Edebiyat" olur o.. Muhammedi Ruh derse de olmaz.. Çünkü Muhammedi Nur'dur Varlığın Kalbi.. "Kendi" ise, dedik işte...
  • Allah'tan bir Ruh'sun, Suretinde Yaratmış, bütün Esma ile de Dopdolusun.. Ne ararsan Sen'de!.. İrade'n var, Olduran O.. Göz'ün var, Gördüren O.. Sen'in var, onu da Veren O.. O'ndan Güzel de var ise söyle!.. Haydi başka bir şey iste! Dua'n var ya, yani Yalvarman, Hayır mı Şer mi Bilen O!; Kabul eden etmeyen O! Hem Güc'ün Kuvvet'in de yok ki, Sen'in bir Hükmün olabilsin!.. Sakınman da var, Güç verir, Merhamet ederse!.. Şimdi gel de Aklın var ise, Ben-LİK yap, Cüzi İradem var de!..
  • Hakikati Hak olduğu Suretle Dile getiremiyorsun A Kara Cahil.. Bari Sus da İncitme O'nu A Kafir.. Senin Sevdiğin ancak "Kuru Fasulye" olabilir, A Felsefeci..
  • Kendinden geçmek istiyorsan, bütün Oluş Esma'nın (İsimlerin) gerektirdikleridir..
  • "Allahım sana şükürler olsun" diye diye kaç nefsinin fitnelerinden..
  • Kamil'in Duyu Gözüyle Duygu Gözünün (Basiret) Gördüğü birbiriyle Çelişmez..
  • "Rabbin Kim" diye sorulunca ne diyeceksin.. Allah değil "Rabbi Has'ım" mı diyeceksin..
  • "Kendi Suretimde" , "Kendi Mana'mdan" , "Kendi Nurumdan" dahi kabul eder fakat apaçık "Kendi Ruhumdan" buyurduğu halde Ruh'u (Min Ruhi) milyon tane tevil, kelime oyunu yapar da bir türlü kabul edemez, gelemez Asli Varlığına, Asli Mevzuya, Özüne.. Ne oluyor Allah sakınmadı da sen mi Kendi Özünden sakınıyorsun!.. Allah çekinmedi de Kendi Ruhundan olan Sen mi Şirk olacak diye çekiniyorsun!..
  • Emir'e uymayan, Kader'e Teslim olabilir mi.. Korkan, Emir'e Teslim olabilir, ama Kader'e Teslim olamayabilir.. Korkmayan ise Emir'e giremeyebilir ama Kader'e Teslim olabilir.. İrade?..
  • Oluş, Yaratılış için, "O'ndan" , "Allah'tan" deyip de "Nasıl"ını açıklayamıyorsan, sen gerçekten Bilen, Mümin ve Arif bir Kulsun..
  • Kelimeler Manalarının Nurlarıdır..
  • Aşık Olmakla Aşkı Hissetmek aynı değildir..
  • Kafirin İnkarı Hüzün Edebiyatı yapmadan Kemal bulmaz.. Ve bu Duygu Sömürüsü yapması da Varlıksal İnkarı (İnkar edememesi) gibi Kibrini ve Nankörlüğünü Gizlemek içindir.. Zannetme ki yani bunlar Yobazlar yüzünden Dini tanıyamadıkları için İnkar ediyor.. Hayır, o senin Saf Hüsnü Niyetinden.. Kemalin varsa bilirsin ki "Hakkın Varlıksal Hakikati" Duygusal İnkar ve İsyanı imkansız kılar.. İsyan etsen bile İnkar imkansızdır.. Fakat bu durumda İsyan, Kibir ile birleşince "Şirk"e varır.. Her Kafir iç aleminde mutlaka Zalim olsa da Zalimliği Öldürmek Katletmek şeklinde dışa vurmaz.. O da hiç şüphesiz Nefsinin Menfaatinden ve Korkusundan.. İyi düşün! Hidayet eden Allah'tan başkası olabilir mi!..
  • İster Siyah ister Beyaz olsun (Esma'ı) Nur'uyla, Ruhuna (Min Ruhi) yani Özüne çeker alır Seni.. Seninle Asıl burada Halleşmiş Konuşmuştur!.. Sonrası, Nefsinde Lütufları Parlaması!..
  • Ey Kafir Sevici!.. Kafirlere nefes aldırırsan gelir senin de cümle masumun da dünyanın da boğazına dolanır, alemi nefessiz bırakırlar..
  • Tevbe İstiğfar etti de Müslüman oldu, Vahşi; Affetti Allah ve Resulü, Kurtuldu, Hazret oldu.. Ya "Ben Müslümanlardanım" deyip de Katledenler Mümin'leri; Tevbe İstiğfar edecekleri bir Kabahatleri yok! Bir de Hazret mi olurlar dersin!..
  • Ruh Ahad Vahid Ferd Hayy Kadim Nur..