Başlıklara tıkladıkça Rastgele yeni kayıtlar gelicektir

Dinlerin Çokluğu - Hakikat'in Birliği - Şeriat - Uzakdoğu Öretileri; Hinduizm, Budizm vs - Kast Sitemi - Reenkarnasyon vs..

"Hakikat"de Aynılık vardır, her Halk, her İnsan, O'nun Huzurunda toplanır toplanacaktır; Dönüş O'nadır ! Lakin "Şeriat" dendiğinde eğer aklına sadece sevmediğin Hacı Hoca İtikadı, Yobazlık geliyor, yani O Yolu Halk'a Nispet ediyorsan, kesinlikle "Doğru Yol"da değilsin. İşin içine Kast Sistemi girer, Reenkarnasyon girer, Altın yaldızlı Papazlar, Günah Çıkarma, İnsanların İneklerin Farelerin Tanrılığı, Putsevicilik daha türlü türlü sapıklıklar abuk sabuk inançlar.. "Muhammedi Şeriat"ı ve Hak Din'i bunlarla bir tutuyorsan sen "Hakikat Bir" filan deme çünkü henüz Hakkı görmemiş, İdrak edememişsin !

Örneğin Uzakdoğu Şeriatında (Yollarında) "İlahi Düşünce" Hakikat'e Ulaşma ve Birleşme bakımından yok sayılır, engel görülerek dışlanır. Hem de bunu onların avam olanları değil Bilge Statüsünde olanları, bilinçli olarak Halka devamlı olarak empoze ederler. "Muhammedi Şeriat"da ise "Felsefe" İhtilafları açısından elbette kabul görmezse de "Düşünce" Hakikat bakımından onlardaki gibi dışlanmaz; Feyz'in dönüp dolaşıp çağlayacağı Sabit bir Bilgi kaynağı olan Vahiy ve Resul, varisleri olan Veliler (Sayısızdır lakin bu anlamda özel örnek olarak başta: Muhyiddin İbn Arabi (ks) , Mevlana Celaleddin-i Rumi (ks) , Sadreddin Konevi (ks) ) Düşüncedeki İhtilafı engeller. İslam'da "İlahi Düşünce" kesintisiz bir Bilgi zincirine (İlahi Feyz'e) sahiptir; ne Hakk'a Ulaşma ne de Birlik (Vahdet) açısından "Düşünme" İslam açısından bir engel sayılmaz. Tabi biz bu Apaçık Aşikar Farkları yine işinde gücünde olan Halk, Kuru Bilgi sahibi Alimlere nispetle değil bizzat "Hakikat" açısından söylüyoruz. Tekrar söyleyelim; Her şey O'nun Kulu olması, O'na dönmesi sebebiyle Hakikat Aynılık gösterse de, Şeriatların hepsi Hakikat değildir !